------------- Kocaeli İmece ------------- İstanbul İmece ------------- İzmir İmece ------------- Edirne İmece ------------- Ankara İmece -------------
Öğrenci Temsiliyeti
Kerem tarafından yazıldı   
Öğrencilerin kendilerini temsil etme fikirleri 150 yıl öncesine dayanan bir tarihe sahiptir. Türkiye de ise bu süreç 50 yıl öncesine dayanır. Öğrencilerin kendi aralarında kurdukları çeşitli birliktelikler ile yaşadıkları sorunları yönetime iletme, kendilerini temsil etme ve alınacak herhangi bir kararın -uygulamanın tartışmasını herkesle yapmaya çalıştıkları zeminler yarattılar. Ders programlarının oluşturulmasından ders saatlerine, spor ve kültür organizasyonlarının planlanması ve herkesin bu tür imkanlara sahip olarak kendilerini geliştirmek için çalışmalar yaptılar. Ülkemizde oluşturulan ilk öğrenci temsilcilikleri Avrupa’dakilerin aksine

tamamen öğrenci emeği ile kurulan birlikteliklerdi. Bazı örnekler vermek gerekirse İngiltere’de kurulan birlikler okullarda bulunan spor merkezlerindeki aletlerin bakımından girişlerin parasız mı ya da paralı olursa kaç para olacağına dair kararlar alırlar ve uygularlardı. Kantin ücretleri konusunda da belirleyici olup okulda çalışanların ücretlerinin belirlenmesinde sorumluluk sahibiydiler.

Türkiye’ de öğrencilerin temsilcilik süreçleri yaklaşık 20 yıllık bir aradan sonra tekrar çeşitli vesilelerle gündeme geldi. Bu sefer tam tersi bir tarafın üst yönetimlerin öğrencilerin nasıl temsil edilmesi gerektiği konusunda aldığı çeşitli karalar ile başlayan bu süreç artık hiçte eskisi gibi değildi. Bologna süreci için hazırlanmış olan çeşitli göstermelik temsilcilikler oluşturulmuştur. Seçimlere katılım konusunda öğrencinin hiçbir ilgisi yok. Seçimlerin bir çok akademik birimde yapılmaması ve seçimlerin yapısının demokratik usullerden tamamen uzak olması gibi sebeplerden dolayı katılım ve ilgi hiçte iyi değildir. Katılım ve bu konudaki istek ne kadar artarsa temsiliyet konusunda öğrencinin gücü artar. Seçimden sonraki süreçlerde de hiçbir geri dönüş gerçekleşmiyor. Ne seçen gerekli hesabı soruyor ne de seçilen görevlerini yerine getirme konusunda basınç görmemesinden kaynaklı olarak temsilcilik vasıflarını yerine getirmiyor. Bu durumdan rahatsız olan bir tarafın yıllardır çıkmamasından kaynaklı olarak ne kadar sürüp gideceği de belli değil. Tüm bu yeni temsilcilik süreçlerinin bir tarafın işini kolaylaştırdığı ise açıktır. Yönetim organlarına aktarılmayan dertler-sorunlar-istekler nedeniyle öğrenciye dair, öğrencinin istediği yönde çalışmalar yapılamıyor.

Üniversitelerde giderek ticari kaygıların artması nedeniyle temsilciliklerde kendilerine bu yönde bir görev biçiyorlar. Üniversite şenliklerine kimin gelmesi dışında yapılan göstermelik tartışmalar dışında kariyer günlerinden pazarlama ve katılım belgeli seminer -konferans düzenlemekle üniversite öğrencisi için gerekli çalışmaların yapıldığını zannetmektedirler.

Birçoğumuzun temsilcilik süreçlerinden haberdar bile olmadan mezun olduğumuz üniversite de ise aslında bu süreçlerin önemi biz öğrenciler açısından büyüktür. Üniversiteye ilk gelindiğinde hocanın sınıf temsilcisini seçtiği bu süreçlerin yukarıya doğruda böyle devam ettiği bir sistemin kağıt üstünde gayet iyi işlediğini göstermek ise hiçte zor olmasa gerek. Öğrencilerin bu sorumluluklarından kaçmaları gerekli önemi vermeleri sonucunda her yıl tekrarlanan aynı şeyler yaşanacak.

Demokratik süreçleri yaşamamış bu süreçlerde görev almamış bir üniversite gençliğinin hayatı boyunca böyle bir kültürden uzak yaşayacağı geleceği açısından sorundur.

                                                                                  Kerem Yücetürk

                                                                                  İTÜ, Jeoloji Müh.

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile