------------- Kocaeli İmece ------------- İstanbul İmece ------------- İzmir İmece ------------- Edirne İmece ------------- Ankara İmece -------------
ZIMM İLE KARA-KURU ÇOCUK
Varmış bir,

Yokmuş iki…

Bir alaca kuzgunun sırtında,

Gezmekteymiş Aksakal’ın teki. 

Sivri, mor şapkası örtermiş kelini,

Dağ evleri sakinlerini lanetlemekmiş görevi.

Zimm derlermiş anayurdunda ona,

Yalnız bir çocuk görmüş, seçmiş hedefini. 

Zimm’in kuzgunu konmuş ahşap çatıya,

Odaklanmış kolay avına zor seçen gözleri.

Kara-kuru yumurcak ise o ara

Terk eylemiş evin bahçesini. 

Zimm atmış altmış adım,

Varmış evin kapısına.

Üfürüğüyle açmış kilidi fakat

Tükürüğü kaçmış nefes borusuna. 

Zimm’in sihirli öksürüğü yankılanmış içeride

Hapis-baloncuklar belirmiş  her yerde.

Birine yakalanmış talihsizce Aksakal,

Savurduğu küfürlerle birlikte. 

Çaresiz Zimm’deymiş kara çocuğun gözleri,

Tahmin etmiş önceden bu beceriksizliği.

Zimm’i kurtarması karşılığında

Almış  bakır bir kuruş  teklifi. 

Zimm’ın bu vahim durumuna

Kara çocuk atmış bin kahkaha.

Ve şimdi ise bırakmazmış tek kuruşa

Hayatının fırsatını asla. 

Zimm sıvazlamış aksakalını

Ve kara çocuk atmış altmış volta.

Umurunda değilmiş zaman

Yalnızmış evde nasıl olsa. 

Zimm şaşmış kalmış ona,

Aksakal’dan korkmayan haytaya.

Yapmış acımaksızın büyüsünü fakat

Son hecede toz kaçmış burnuna. 

Zimm’i esir almış bir hapşırıktır

Büyüsünü bitiremeden.

Kara çocuk artık bir devdir heyula gibi

Kara kafası tavanlara değen. 

Alaca kuzgun girmiş içeriye,

Sövmüş yeteneksizliğine efendisinin.

Oymuş kara-kuru dev çocuğun gözlerini,

Uçmuş, Zimm sırtında, maceralara yepyeni. 
 

                  Elerki Taşkın - KOÜ, Batı Dili ve Edebiyatı

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile