Ana Menü
Kullanıcı Girişi
Yakınlıklar

![]() | Bugün | 21 |
![]() | Dün | 57 |
![]() | tüm | 83412 |
| ONLAR SANATI NEDEN SEÇTİLER? |
|
Çoğunluğu oluşturan bazı birtakım insanlar sanatı ve sanat dallarını köşede, kıyıda kalmış, hayatla kopuk olarak yaşayan,kaçan, kızan, bırakıp giden ve saplanıp kalan insanların uğraş alanı Olduğunu zannediyorlar, etiket yapıştırmak, yargılamak çok kolaylarına geldiğinden anlamaya çalışmak zorluğuna dayanamıyorlar, anlamaya çabalamak büyük insanların edindikleri büyük bir yetenektir zaten. Şöyle birkaç gün etrafımızı analiz etme zahmetine katlandığımızda KÜÇÜK İNSANLARI HEP BİRİLERİNE GÜLERKEN YAKALARIZ. durum ortadadır küçük insanın eğlenme vakti gelmiştir. Sanatla kuvvetli bir bağı olan insanlar bu tabloda başkahraman oluvermişlerdir, küçük insanın güldüğü o büyük insan olmuşlardır. Tarihte geriye dönüp baktığımızda bu büyük insanların varlığından haberdar oluruz. DOSTOYEVSKİ incinmişliklerinden, aşağılanmışlıklarından bahseder hep, SALVADOR DALİ keza, kimbilir VİRGİNİA WOOLF tarifsiz acılar çekerek sancılı bir ruh haliyle ortada ne yapacağını bilmeden dolaştığında sayısız küçük insan dirsek dürterek arkasından kahkahaları basmıştır,ya VAN GOGH kulağını neden kesmiş olabilir ?gerçekten deli olduğundanmı?yoksa toplumun onu delirtmesinden dolayımı yaşamış olabilir bu trajediyi? Çoğunluğu oluşturan bazı birtakım insanların arasında olanlar işlerine gelmediğinden suçluluk psikolojisiyle ne alakası var canım deli zorundan yapmıştır diyecektir kolayca. Birazda kendimi kaybederek yazdığım bu yazıyı yazarken, bağırarak şöyle demek geliyor içimden :öyle değil küçük insan! o büyük insanları sizin gibiler bu hale getirdi! bu şeref sizlere ait! Evet insanların birbirlerini anlamadıkları, anlamaya çalışmadıkları büyük bir gerçek sanatçılarında anlaşılamadıkları, anlaşılmaya çalışılmadıkları bu gerçeğe ortak, oysa o anlaşılamayan büyük insanlar hep anlaşılamadıklarından içlerindeki acıları ,sancılı ruh hallerini dindirme ümidiyle sanata sığınmışlardır sanat onlar için bir sığınak olmuştur. İnsanlar arasında değil de sanatın içinde var olmak istemiştirler. Kısaca toparlamak gerekirse eğer bir insanın sanatla kendini ifade etmek istemesindeki nedenler şöyle sıralanacaktır: o insan hassas bir ruh haline sahiptir, çok fazla travma yaşamıştır, çok kolay kırılıyordur, kendi içinde bu kırılmışlıklardan doğan büyük acılar çekmektedir, yeterince anlaşılmamışlık yaşamıştır, bardak son damlasını da almıştır ve bütün bu olumsuzluklardan sonra seçimini sanattan yana yapmıştır. çünki sanatla içimizde oluşmuş olan acı, duygusal kütle dışarıya taşınıyordur bu bir tür psikoterapidir. Öyleyse sanatı meydana getiren sanatçıdır,sanatçıyı da oluşturan ruhsal acılar,arayışlardır.yani sanatçı gerçekte acı çekiyordur yaptığı işlerde(eserler)acı çektiğinin bir kanıtıdır.durum böyleyken sanatla iç içe olan ,sanat yapmak isteyen insanları eleştirmek, yaftalamak, ötekileştirmek ne kadar doğrudur?empati çok zor oluşturulabilen bir beceri(yetenek)dir, biraz kendimizi zorlayarak o insanla empati kurabilmeyi başardığımızda daha iyi anlayabilir önyargılarımızı daha kolay kırabiliriz.. Yazımı burada noktalamaya çalışırken son bir kaç cümle eklemek istedim, diğerleri ne yaparsa yapsınlar, ne söylese söylesinler eninde sonunda acı çeken ve bir çıkış yolu arayan her insan sanatın içinde kendini bulacak ve sanat yapmayı seçecektir ve aslında sanat yapmakta o kadar kolayda bir iş değildir bunun ayrımına varmış önemli şahsiyet ulu önder Mustafa kemal Atatürk bunu slogan bir cümlesiyle şöyle özetlemiştir HERKES HER ŞEY OLABİLİR AMA HERKES SANATÇI OLAMAZ sevgi ve saygılarımla … Tanju BÜYÜKKAYA - KOU, GSF resim bölümü |
ÜCRETSİZ KURS VE ATÖLYELER
İstanbul, Edirne ve Kocaeli Öğrenci İmecesinin her dönem yürüttüğü ücretsiz atölye ve kurs faaliyetleri sürmektedir.



