Ana Menü
Kullanıcı Girişi
Yakınlıklar

![]() | Bugün | 21 |
![]() | Dün | 57 |
![]() | tüm | 83412 |
| DÖNÜŞÜM |
|
Gregor Samsa bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu…* Yatağından kalkarken üzerindeki ağırlığın kendinde yarattığı yıkıcı etkinin farkında değildi. Yüzünü yıkadı umarsızca, yüzündeki kirler kalıcıydı çünkü. Dışarı çıktı ama sokak sanki sokak değil, hava sanki hava değil, olağan herşey sanki olağandışıymış gibiyidi. Yürüyordu gittiği yeri bilmeden, düşünüyordu düşündüğü şeyin ne ifade ettiğini düşünmeden, vaz geçiyordu neyden vazgeçtiğini bilmeden. Durdu ve baktı; hayat sanki bütün anlamını yitirmiş ya da daha çok bilmediği bir anlama bürünmüştü. Bir dönüşüm daha çok bir kayboluş. Kendisi mi dönüşmüştü yoksa hayat mı kendi dönüşünü hissettirmişti bir sabah kendi yatağında uyanırken. Kendisini bir böcek olarak hissetmesinin anlamı neydi yada o daha çok bu şekilde nasıl ezilmeden yaşayabileceğini mi düşünmeliydi, bilemiyordu. Okulundaydı bir ara, ama öğrenci olamıyordu. Hastalandı ama hastanede hasta olamıyordu. Yolda yaya, tiyatroda seyirci, iş yerinde üretken birey olamıyordu. O kendisi mi olamıyordu yoksa onun dışındaki herşey kendileri mi değildi. Okul yazar kasa, hastane jetonlu bakım ünitesi, sokak Bağdat sokağı, fabrika Hitlerin gaz odasıydı. Kabuğundaki parçalar bir bir eksiliyordu, hafiflediğini hissediyordu ama o yok olduğunun farkında değildi. Nasıl yaşayabilecekti yada yaşayacağı hayatı ne şekilde yaşanabilir kılacaktı. Üzerindeki ağırlık o kadar fazlaydı ki hayatı nasıl yaşanabilir kılacağını düşünemiyordu daha çok yaşadığı hayat zaten bu soruyu ona sordurtmuyordu. Düşünemiyordu yada düşünmesini istemiyordu o hayat. Ve nasıl yaşayacağını düşünemeden yaşıyordu bir şekilde yada yaşadığını zannediyordu o kabuğun içersinde. Kabuk o kadar güzel işlenmişti ki onu o hayata entegre etmek zorundaymış gibi. Çünkü biliyordu hareket etmezse öleceğini. O jetonu atmazsa bakılamayacağını, yazar kasa çalışmadan sınıfa giremeyeceğini, savaş olmadan silah satılamayacağını, 12 saat çalışmadan ekmek yiyemeyeceğini biliyordu. Ve bile bile gidiyordu kayboluşa. Hareket ediyordu kendinden çok şey kaybettiğini bile bile. Kaybediyor muydu yoksa ona birileri bir şeyler kazandığını mı söylüyordu. Ama kazanıp da artan tek şey o kabuğu kendisine bağlayan zincirlerin sayısıydı. Kabuğundaki parçalar eksilse bile ne kadar çıplak kaldığını hissetse bile birileri ona ne kadar mükemmel bir böcek olduğunu söylüyordu ve o sadece bir böcekti. Yabancilaşmıştı, dönüşmüştü o insan, bir sabah kasvetli havada uyandığında ve güneşin her gün bu yabancılaşmış diyarda doğduğunu zaten biliyordu güneş görünmese bile ama o sadece bilmekle kalıyordu… İşte o insan, her sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında kendini kapitalist toplumun bir müşterisi olarak buluyor. *Franz Kafka ‘Dönüşüm’ün ilk cümlesi. Deniz Kara Karadeniz Teknik Üniversitesi |
ÜCRETSİZ KURS VE ATÖLYELER
İstanbul, Edirne ve Kocaeli Öğrenci İmecesinin her dönem yürüttüğü ücretsiz atölye ve kurs faaliyetleri sürmektedir.



Gregor Samsa bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu…* 