------------- Kocaeli İmece ------------- İstanbul İmece ------------- İzmir İmece ------------- Edirne İmece ------------- Ankara İmece -------------
Yemekhane Öyküsü

YEMEKHANE ÖYKÜSÜ


Okulumuzda ki yemek ile ilgili şikayetlerin artması nedeniyle Rektörlüğe, yapılan yemekhane ihalesi ile ilgili bilgi almak amacıyla dilekçe ile başvuruda bulunmuştuk. Ve daha sonra okulda bir anket çalışması yaptık. Aşağıda derlenen yazılar İMC dergisinin eski bir sayısından alınmadır. Burada dikkati çekmek istediğimiz husus yönetim bizim için yaptığını söylediği ihalede belirttiğimiz şikâyetleri dikkate alarak hareket etti ve öğrencinin birlikteliği sonuç verdi. Okulun her yerinde görünen ve öğrencinin katılarak sahiplendiği, sözünü ilettiği bir çalışma sonucunda bu yola girildi. Aynı yemekleri yiyen hocalarda bir anda destek verdiler. Kimi anket doldurarak kimi tebriklerini ileterek kimide bu konuda kamuoyu oluşturmaya çalışacağını belirerek çalışmanın yayılmasını sağladılar. Ama bu kadar kolay sonuç alacağımızı hiç zannetmiyorduk. Birçok şey yapmamız gerektiği konuşmuştuk. Anketlerin yönetime iletilmesinden sonra ne yapılması gerektiğini bu durumdan rahatsız olan anket dolduran doldurmayan tüm arkadaşlara soracak ve ortak karar kıldığımız işi yapacaktık. Başlarken üniversite yemekhaneleri arasındaki yemek fiyatları farklılıklarını araştırdık. Hepsi bir birinden farklıydı. İhaleye çıkan fiyat birçoğunda aynı olmasına karşın okulun yemek başına verdiği desteğe bağlı olarak öğrenciye yansımaları farklı oluyordu. Bütçesi çok olan ve bazen de öğrencisinin bu tarz harcamalarına fazla kaynak ayıran üniversitelerde yemeğin fiyatından ziyade sunuluş şekli, lezzeti ve hijyen koşulları konuşuluyordu. Tüm bu araştırmaları yaparken bütün üniversite yemekhanelerinin özel şirketlere devredilmiş olması içimizi acıttı. Çalışanlardan dinlediğimiz hikayeler onların çalışma koşullarının da hiçte iyi olmadığıydı. Gönül isterdi ki okulda verilen hizmet karşılığı kimse para kazanmasın, yemekhaneye karnımızı doyurmak için değil beslenmek için gidelim. Aynı işi para kazanmadan, çalışanın hakkını yemeden, malzemeden çalmadan, üçkâğıdını yapmadan okulun kendisi yapsa biliyoruz ki hem biz daha ucuza yemek yerdik hem de okullarımız birilerine bu kadar fazla para ödemezdi. Yaptığımız çalışmada tartışmanın buralarına kadar inemedik. Ama bu tartışma hala birçok üniversitede güncelliğini koruyor. İhaleler ile şirketler, okullarda yönetimler değiştikçe ve en çokta öğrencinin yemekhane sorunları ile alakasının olmadığı koşullarda beslenme standardının oturduğu bir okul gösterilemez oldu.

KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE
                                                                    Kocaeli


Konu: Bilgi Edinme.


         Üniversitemizde öğrencilere yemek hizmeti,  Savaş Catering Endüstriyel Gıda ve Temizlik Ürünleri Sanayi TİC.AŞ. tarafından verilmektedir. Yemeklerin kalitesi, denetimi, fiyatı ve yemek yediğimiz koşullara ilişkin olarak;
1-Yemeklerimiz ilgili firmaya hangi koşullar dairesinde ihale edilmiştir ?
2-Yemeklerin fiyatı nasıl belirlenmektedir ?
3-Çıkarılacak yemeklerin cinsi ve programı nasıl belirlenmektedir ?
4-Her yemeğe dair uyulması gereken standart tanımı ( kullanılacak malzeme, gramaj, pişirilme usulü ) var mıdır ?
5-Üniversitemiz tarafından her gün, yemeklerin pişirildiği mutfağa ve servise sunulmadan önce yapılan ‘bağımsız denetim’ işleyişi var mıdır ?

Belirtmiş olduğum sorular hakkında, Bilgi edinme Hakkı Kanunu ve Uygulama Yönetmeliği dairesinde yazılı olarak bilgilendirmemin sağlanmasını arz ve talep ederim. Saygılarımla.

ADRES:                                                                         Adı ve Soyadı


Öğrencinin yemekhaneye sözü var !

Okulumuzda son zamanlarda yemek ve yemekhane ile şikayetler giderek arttı. Tüm bu sorunların herkesçe ortaya konulması ve bu konuda biz öğrencilerin iradesinin ortaya çıkabilmesi için bir çalışma tertipledik. Amacımız küçük bir demokrasi pratiği içerisinde görüşlerin alınabilmesiydi. Bu amaçla "Öğrencinin yemekhaneye sözü var ! kutuları” hazırlandı ve birkaç kampuste herkesçe görülebilen yerlere konuldu. Yemek ve yemekhane ile ilgili soruların olduğu anketler öğrenciler tarafından doldurulup bu kutulara atıldı. Bir günün ardından açılan kutulardan çıkan talepler birleştirildi ve bir tutanak halinde rektörlüğe teslim edildi. Birleştirilmiş anket sonuçları maddeler halinde aşağıda bulunmaktadır.                                        
Yemekhaneden şikayetçi olma yüzdesi % 99.9
1.Servis edilen yemeklerin soğuk olduğu,
    Yemekler –özellikle çorbalar-  çoğu zaman soğuk olarak servis edilmekte. Soğuk yemek yenirde, o da türüne göredir. Her yemek de soğuk yenmez ki. Biraz eski arkadaşlar bilirler, eskiden demir kaplarda tabldot olarak verilen yemeğin soğuk olduğunu söylediğimizde aldığımız cevap; demir kap,  yemeğin sıcaklığını hemen alıyor, o yüzden soğuk oluyor denilirdi. Bu sefer suç kimde acaba. Yemeğini hızlı yiyemeyen öğrencide mi?    
2.Ekmeklerin bayat verildiği,
Kimse yemek yerken çok taze ekmek istemiyor ama bu kadar bayat da istemiyor. Ekmeğin bayatından iki kuruş para kazanma isteği olanların verdiği yemekten de şüphe duyulur.   
3.Çatal ve su bardağı temizliğine dikkat edilmediği,
Personele ne kadar hızlı olmaları gerektiği söylendiği bilinmez ama bu hızın sonucunda bardak ve çatalların dikkatli temizlenmemesi nedeniyle içlerinden temiz olanlarını ararken dikkatli olmak gerekiyor.
4.Ortam koşullarının hijyenine dikkat edilmediği,
Yemek yenilen ortamın ferah olması gerekir. Öğretim üyelerine ayrılan alan ile öğrencilere ayrılan alan arasındaki fark bir çok açıdan göze çarpmaktadır. Öğrenci yemekhanelerinin arasında bile önemli ölçüde fark vardır. Prefabrik yemekhanede her türlü böcek çeşidi görülebilir. Üniversitede, yemekhanede yemek yemek aslında sosyalliğin bir parçada gelişebileceği bir ortam olabilir. Burada geçirilen zaman dilimimde bir maksatla yemek yerken bile konuşup kendinizi geliştireceğiniz anlar olabilir.

5.Yemek çeşitlerinin yetersiz olup, aynı yemeklerin tekrarlandığı,
Makarna, önceki senelerden bir vinsan klasiği dalyan köfte klasik olmuş yemekler. Evde en çok yapılan yemekler arasında en başta olan makarna gelir. Evde yapabildiğimizden daha kötüsünü yemek zorunda kalıyor oluşumuz bu işin ilginç bir tarafıdır.
500 milyon kira her akşam makarna!

6.Yemekler değişse bile tatlarının aynı kaldığı,
Bir çok yemekten aynı tat alınmakta, renkleri değişse bile tadı değişmeyen, hangi çorba olduğu tahmin edilmeyen çorbalar…

7.Kullanılan yağın kalitesiz olduğu ve mide ağrılarına neden olduğu,
Büyük yemek şirketlerinin karlarının büyük bir kısmını, çok ucuz yağ kullanması sayesinde kazandığı bilinmektedir. Yemekler yapılırken hangi standartta yağ kullanıldığı bu yağın tekrar tekrar kullanılıp kullanılmadığı sağlık açısından bu sayede elde edilecek kardan daha önemlidir.

8.Meyvenin az verildiği,
Kış ayları hasta olma ihtimalinin yüksek olduğu aylardır. Bu aylarda C vitamini almanız sizi hastalıklara karşı korur. Bu zaman diliminde yemekhanede meyve verildiği gün sayısı çok az olmakla birlikte elmanın ezikleri, mandalinana çürükleri bize reva görülmekte.
9.Özelikle çorbaların ve makarnanın lezzetinin kötü olduğu,
Öğrenciler açısından sulu yemek ön planda gelir. Çoğu öğrenci ailesinden uzakta yaşamakta olduğu için sulu yemekleri nadiren yiyebilmektedirler. Sulu yemek yiyebildiğimiz yerlerin başında yemekhane, sulu yemeğin başında da çorba gelir. Ne olduğunu anlamadığımız şeyleri çorba diye içmek istemiyoruz.

10.Verilen meyve sularının kötü olduğu,
Cam bardağa konulduğunda meyve suyu değil boyalı su olduğuna emin olacağınız içecekler üniversitede, yemek şirketi tarafından verilmekte. Sadece şeker tadına aldanacağınız bu meyve suyu adı altında satılan bu içeceklerin aslında sadece öğrenciye değil kimseye içirilmemesi gerekir.

11.Fiyatın pahalı olduğu ve önerilen fiyatların ortalaması 1.250 YTL,
Yenilen her yemek başına, okulun da öğrenciye yardım olsun diye bir miktar ödediği bilinmekte. Bize yansıyan ücret, sene başında zam yemiş olmasına rağmen yemeğin kalitesi düşmüştür. Diğer üniversitelerle karşılaştırıldığında yemek ücretinin pahalı olduğu üniversiteler içerisindeyiz.
İstanbul Üniversitesi yemek ücreti :1 YTL
Anadolu Üniversitesi yemek ücreti:1YTL
12.Yemekler ile ilgili şirketten bağımsız kontrol ekibinin olması gerektiği.
Yemek şirketinden bağımsız, kontrol ekibinin olması, hem hijyen şartlarının hem de yemeğin besin öğelerinin yeterli olup olmadığının kontrolünü sağlaması açısından önemlidir. Belki karnımızı bir şekilde geçici olarak doyurabiliriz ama gerçekte yemekten bir şey almadığımız için gelecekte ortaya bir çok sorun çıkabilir.


Yemek fiyatı hakkında ne düşünüyorsun ?
İki milyon normal bir yemeğe fazla. İki iki daha dört yani. İki de devletten alıyorsa eğer 4 milyon bu yemeğe fazla. Az veriyorlar. Normale göre her zaman az veriyorlar. Geçen senelerde daha çok veriyorlardı.
Bu gün yediğin mönüyü sayar mısın bize?
Kuru fasulye pilav bi çorba ama.. mercimek çorbası turşu kuru. Fasulye bir miktar soğuk bildiğin gibi içinde  etli kuru fasulye  ama içinde et yok. Turşu ağlıyor. Birde ekmekler çok bayat çıkıyor.
barış


Bu gün yediğin mönüyü sayar mısın? Ve yemek hakkında ne düşünüyorsun?
Fasulye yemeği var pilav var. Bir de mercimek çorbası. Bugünkü yemek kış yemeği, fasulye var çünkü içinde. Bence iyi. Yemeklerin niteliği hakkında olumsuz değilim. Bazı arkadaşlar gibi bende şey düşünüyorum. Gramajının az olduğunu düşünüyorum. Çorbayı bütünüyle doldurmuyorlar mesela. Yemeklerde öyle. Yemeklerin kalitesi hakkında olumsuz değilim.
Olcay yüksek lisans öğr.

Yemek ve yemekhane hakkında ne düşünüyorsunuz.
 Yemekhanede epey zamandır yemek yemiyorum.
Bu tercihinizin sebebi nedir?
Yemeğin son derece kalitesiz olması. Yani ucuz yemek çıkarılabilir. Kaliteli olabilir, makarna çıkarır, nohut çıkarabilir. İçersinin yağı suyu uygun olabilir. Yani bunun için harcanacak masraflar o kadar büyük değil. Vitamin değeri, protein değeri yüksek olan ürünlerden yemek her zaman için kaliteli olabilir. Bu şaka, mümkün değil böyle yemek olmaz. Hoşaf eşeğin önüne koysan eşek bile bunu içmez, bunu yemez. Yani utanması lazım, bunu alan insanın eğer bu koşullarda çıkaramayacağını düşünüyorsa ihaleye girmemesi lazım. Ben hatta yemek için öğrencilerin doyabilmesi ve ya gerekli proteini alabilmesi için makarna konmasını makarna kazanı konmasını hep defalardır söylüyorum. Israrla da üstünde duruyorum. Batıda bunu örnekleri var, yeniden Amerika’yı keşfetmeyeceğiz.
Makarna kazanı dediğiniz.     
Makarna kazanı konulur. Doymayan öğrenci oradan tabağına makarna alır ve doyar çıkar. Bu tür ek yemekli ürünlerinde orada bulundurulması lazım. Açlık en kötü şeydir.
İleride vücutsal sorunlarda çıkar.
Rahatsızlıklar çıkarır, başarısızlığı da beraberinde getirir. Onun için bir kere bu işe giren insanların son derece bu işten büyük paralar kazanmayacağını düşünerek girmesi lazım. Zihniyeti bozuk kişilerin bu işi yapmaması lazım. Öğrenciyi doyuramazsak, ders dinleyemez, başarılı olamaz.
Makine Müh. Bölüm Bşk. İbrahim Uzman
Yemekler hakkında ne düşünüyorsun?
İyi değil ve sanki bana durmuş gibi geliyor, duran bir yemek gibi. Yada ne bileyim şekerpare yiyorsunuz şekerpareye benzemiyor yada makarna yiyorsunuz, makarnayla ilgisi yok evde yaptığım makarna daha iyi yani. Yemekler genelde soğuk oluyor. Fiyatı bence pahalı. En ucuz orası olduğu için orayı tercih etmeye çalışıyorum. Valla ekmeklerin bir kısmı bayat oluyor. Biz şöyle bir şey yapıyoruz dolabın üzerinde ekmekler var görmüşsünüzdür belki oradan alıyoruz, onlar daha taze oluyor.
cenk
Yemekhane hakkında ne düşünüyorsun?
Yemekhane hakkında hiç iyi şeyler düşünmüyorum. Derhal müdahale bekliyorum. Yemeğin kalitelisi yani yediğim yemeğin tadından tat almıyorum sorun o zaten. Yemeğin ne şartlarda yapıldığını bilmiyoruz ama gördüğümüz kadarıyla ortam da güzel değil. Çalışma ortamı bulaşıkhane olsun, bulaşıklar olsun sıkıntı gördüm. Benim gönlümden geçen rakam 1-1.5 ytl arası.
Cenk



Çok kötü. Hepsi birbirine benziyor yemeklerin. Tatları aynı, sadece görünüşleri farklı. Ayrıca mide ağrısından duramıyorum. Aynı yemek çarşıda 3 ytl. Burada iki iki daha dört milyon. Yani burada daha kötüsünü 4 ytl ye yemiş oluyorsun.
Hijyen açısından
Yemekhanenin şöyle olması lazım belirli aralıklarla öğrencilerin, ama onlar bilmeyecekler tabi bir grup öğrencinin mutfakları gezdirmeleri gerekiyor. Normalde böyle yapılır bu iş. Biz mutfağına gittik mi? Dolayısıyla bilmiyorum yani. Temizlik açısından nasıl ama mideme bu kadar kötü geliyorsa, bu kadar dokunuyorsa, yağı kötü yanık yağ kullanıyorlar çok pis yani.
Şule


Gramajı zaten az. O tartışılmaz yani Geçen, 1.sınıftayken de 3. sınıftayken de söyledim.Başka şirketler vardı, hepsine söyledim. Diyorum ben 72 kilo adamım, bu yemekle doyar mıyım? Adam diyor ki; git söyle kadına, iste. Şimdi ben, isteyebiliyorum öz güveni olan bir insanınım, diyorum bu adam utanıyor, söyleyemiyor veyahut korkuyor söylemeye, o ne yapacak. O yiyemeyecek, aç kalacak. Öyle bir şey var mı ya. Oraya yazmışlar etli kuru fasulye, et kokulu kuru fasulye bile değil mesela. Ben bunları söyledim. Adamlar ya işte beni görüyorlar. Tamam abicim arkadaşa çok koyun, bol yerinden etli yerinden koyun. Böyle bir şey var mı? İyice yani battılar yerin dibine girdiler. Sen yani başı susturacaksın. Düzenine devam edeceksin. Böyle bir şey yok. İşte bir süre imza toplayalım dedim tek başıma kaldım. Dedim böyle uğraşamam, iki bin tane adam istemiyor ben istiyorum. Bıraktım. Abi şimdi etli bir şey yememeye dikkat ediyorum. Çünkü içinde et olduğu malum ayrıca köfteleri genelde baharat bombardımanına tutuyorlar. İşte pilav yiyorum ben aslında sıcak yemek yemeye gidiyorum ama genelde memnun kalmıyorum kantinde alternatif olmadığı için yiyorum. Kantinde de döner yesem  iki gram döner koyuyorlar.
Devlet falanda veriyormuş diye duydum, 4 milyona gelse o yemek Türkiye’ nin hiçbir yerinde dört milyon etmez.
Uğur

Yemeğin içindeki malzemeden çok yemeğin sıcak olmaması bir soğukluk var. Geçen seneye oranla yani yemeğin miktarından kıstılar. Benim gözüme çarpan bu arkadaşların genelde söylediği de bu.
Edip

Yemekhanede ben yemek yiyemiyorum zaten bir kez yedim  ondan sonrada memnun olmadığım için  bir daha da hiç gitmedim. Gitmeyi de düşünmüyorum bu şartlar altında. Kantinde de fiyatlar fazla pahalı yani dışarıya oranla pahalı. Bence kaliteli de değil yiyecekler. Biz birde ikinci öğretim olduğumuz için 16.30 ile 18.00 arası yemek saatleri yetişme imkanımız olmuyor yani. Ben buraya bazen 16.00’ da geliyorum mesela, 16.00’ da olsa tamam neyse yemek yiyebilirim. 16.30 yemek saati başlayınca, sıraya girdim mi bide geç kalıyorum. Bu sefer hocalar derse almıyor böyle bir durumda oluyor mesela. Yemek bursu alan arkadaşlarımızda yemek yiyemiyor orada, böyle bir durum var yani.
Nurullah
         

Benim duyduğum toplam da 4.5 ytl imiş. Merkezde 3 ytl ye yemek yiyorsun. Adam el katar bakliyatı dayıyor sana. Gönderiyor yani. Zaten tek avantajı ekmek o da sınırsız olması. Bayat ekmekte daha çok tok tutuyor yani iyi düşünmüşler. Benim arkadaşım tabldot yemek şirketinde çalışıyor, o kadar çok şeyden çalabiliyorsun ki; malzemeyi düşürebiliyorsun, gramajı düşürebiliyorsun. Paranın hakkı o değil.
Saffet


Yemekler çok kötü. Yemekhane çok uzakta. Herkes bu durumdan şikayetçi. Yağlar çok kötü, mideyi yakıyor ayrıca yemek hemen soğuyor. Çorba çok kötü, sulu sulu yapıyorlar bir şey anlamıyor insan yediğinden. Pilav lapa lapa oluyor. Etli yemek yapmasınlar bir kere boşuna.
Hülya

750 YTL kira her akşam makarna!
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile