------------- Kocaeli İmece ------------- İstanbul İmece ------------- İzmir İmece ------------- Edirne İmece ------------- Ankara İmece -------------
Ulaşım Çilesi

Tıkışmak değil, ulaşmak istiyoruz

Ulaşımın bu kadar paralı ve bu kadarda eziyet hale gelmesi akla ziyan bir şey. Bu kentte öğrencinin belediye tarafından müşteri ve sırtından para kazanılacak yurttaşlar gibi görülmesinin sonucunu ulaşımda yaşıyoruz. Hikayeden bir şey istemiyoruz. Öğrenciye ücretsiz konforlu-hızlı toplu taşıma hizmetini Belediyeden istiyoruz.

 


 

 konservemiyiz.biz

 

Yemekhanede, kantinlerde, barınmada, eğitim-öğretimde bir çok sorun yaşıyoruz. Hepimiz bunları biliyoruz. Ama acil olarak ulaşım sorunundan başlıyoruz ve hiçbirini yadsımıyoruz. Yemekhane kartlı hale getirildi. Günde üç kere yemek yeme hakkı yakında 1'e indirilecek. Bu öğrencinin okulda günde iki kere yemek yiyemeyeceği ve öğrenciler arasındaki ahbaplığın-dayanışmanın çözülmesi anlamına geliyor. O gün parası olmayan arkadaşına veya yemek ısmarlamak istediğin başka birine artık yemek ısmarlamamanın ve her dakikasında alman usulünün olduğu bir hayat öğütleniyor. Mevcut kantinler arasında tutturan tutturduğunu
satıyor. Satılan gıdaların güvenilir-sağlıklı olup olmayışısoruşturulmuyor. İlla ki yediğimiz-içtiğimiz gıdalara duyarlılık yaşımızın 30 a gelmesini beklemek gerekmiyor.! Yurt kapasitesi ihtiyacı karşılar düzeyde değil. Olan devlet yurtları arasında sağlanan koşullarda büyük farklılıklar var. Hasarlı evler, güçlendirilmesi yapılmamış binalar yurtlara çevrilmiş durumda.

Ulaşımın bu kadar paralı ve bu kadarda eziyet hale gelmesi akla ziyan bir şey. Kamu hizmeti olmaktan çıkarılmış ulaşım seçeneklerinde denetim mekanizmaları işletilmiyor. Belediyeler verdiği hizmetten para kazanmak zorunda değildirler. Belediyeler ulaşım hizmetini özel sektöre devrederek, sadece para hesabının yapıldığı bir döneme geçilmiştir. Konforun artması ve seyahat süresinin kısalmasının bile ek bedeli fiyata yansıtılıyor. Belediyenin rahat ve konforlu ulaşımın
sorumluluğunu üstlenmesi; hava kirliliğinin ciddi bir tehlike haline geldiği kentimizde, özel araç kullanımının azalarak, toplu taşımanın daha konforlu, ucuz ve daha çok kullanılır haline gelmesine vesile olacaktır. Yani bu aynı zamanda ekolojik bir sorumluluktur. Azalan araç trafiğiyle birlikte yaya güvenliği artar. Verdiği hizmet karşılığı kar sağlamayı bekleyen bir belediyecilik anlayışı son yıllarda ortaya çıktı. Ulaşımın bir hak olduğu  bunun belediye tarafından sağlanacak bir hizmet oluşu ve ücretlendirilmeden sağlanabilmesi yasal mevzuatlara ve yönetenlerin toplumun ihtiyaçlarına dair önceliğine dayanır. Bulunduğumuz şehirde kullandığımız sudan alınan vergi hizmet karşılığı bize nerde veriliyor? Belediyenin ulaşımdan zarar etmesi kadar doğal bir şey yoktur. Vergi veriyoruz o bütçeye ortağız. Ulaşımdan kaybettiğini aldığı vergi ile sübvanse edebilir. Bütçeyi kullanırken hangi kalemlere öncelik verilmesi gerektiği tartışmasında  toplu taşımanın konforlu-hızlı-güvenilir-ücretsiz   olması gerektiğini savunuyoruz. Ulaşımda bize layık bir hizmet nasıl olabilir? Bu kentte öğrencinin belediye tarafından müşteri ve sırtından para kazanılacak yurttaşlar gibi görmesinin sonucunu ulaşımda yaşıyoruz. Bizler kazancı olmayan insanlarız. Üniversitemizin tercih edilen ve öğrenci memnuniyeti yüksek bir aşamaya ulaşması, aynı zamanda kentsel hizmetlerde bizleri gözetmesiyle yakından alakalıdır. Sende dert eder, birşey yaparsan değişir. Ulaşımdan şikayet eden arkadaşlar ile buluşmak- konuşmak ve sonuç almaya dönük bir şeyler yapmak istiyoruz. Hikayeden bir şey istemiyoruz. Öğrenciye ücretsiz konforlu-hızlı toplu taşıma hizmetini Belediyeden istiyoruz.

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile