 Yayınlanma tarihi 13 Eylül 2009, görüntülenme sayısı 393. “Üniversite öğrencisi ve şehir arasında bir köprü kurmayı hedefliyoruz” Bir grup Kocaeli Üniversitesi öğrencisinin çabasıyla yaklaşık üç yıl önce hayata geçirilen “öğrenci imecesi”; ev bulmadan, eşya bilgi ağına, film gösteriminden, atölye, kurs ve tiyatro faaliyetlerine kadar yaptığı faaliyetlerle diğer üniversitelerde okuyan öğrenciler için de örnek alınan bir model haline geldi. .............. “Biz sadece Kocaeli’de, İstanbul’da, İzmir’de değil, memleketin dört bir köşesindeyiz. Okula ilk geldiğimizde fellik fellik yurt arayanlarız, sofrasının değişmezi makarna olanlarız, tıka basa dolu otobüslerle okullarımıza gidenleriz, bazı zamanlar ödevlerimize, derslerimize boğulanlarız, bazı zaman kendimize sosyallik arayanlarız…”Bu satırlarla başlıyor, İMECE dergisinin 6. sayısı… Bir grup Kocaeli Üniversitesi öğrencisinin çabasıyla yaklaşık üç yıl önce hayata geçirilen “öğrenci imecesi”; ev bulmadan, eşya bilgi ağına, film gösteriminden, atölye, kurs ve tiyatro faaliyetlerine kadar yaptığı çalışmalarla diğer üniversitelerde okuyan öğrenciler için de örnek alınan bir model haline geldi.
EĞİTİM SİSTEMİNDEKİ ÇARPIKLIK
Türkiye’deki eğitim sisteminin öğrencileri yarış atı haline getirdiği hep söylenir. Okula adımını atar atmaz sınav baskısı altına alınan ve sürekli bu motivasyonla yetiştirilen öğrenciler bir süre sonra hayatın anlamını “beş şık” arasında aramaya başlıyor. Eğitim sistemindeki eşitsiz ve adaletsiz yapı, yoksulların, dar gelirlilerin çocuklarını iyi okullara göndermelerini neredeyse imkansız hale getirdi. İlköğretimden itibaren devreye sokulan puan sistemi, maddi durumu iyi olmayan ailelerin çocuklarını kaliteli okullara göndermesini engelliyor. Bütün bu aşamalardan geçerek üniversiteye adım atan öğrenciler için ise zorluklarla dolu yeni bir hayat başlıyor. Bu zorlukların başında da; eğitim maliyetleri geliyor. Barınmadan, beslenmeye, eğitim giderlerinden, kültürel harcamalara kadar bir çok masrafın üstesinden gelmeye çalışan üniversite öğrencileri çoğu zaman dar bir sosyal çevrede, kısıtlı imkanlarla öğrenim hayatlarını sürdürmek zorunda kalıyorlar.
DERNEK MERKEZİ YENİTURAN DURAĞININ KARŞISINDA
Bir grup Kocaeli Üniversitesi öğrencisinin başlattığı “öğrenci imecesi” çalışması “Kocaeli Öğrenci İmecesi Derneği” çatısı altında faaliyetlerini sürdürüyor. Birkaç ay önce, Yenituran Anaokulu’nun karşısında dernek merkezi olarak iki katlı bir yer tutan öğrenciler, bu mekânda diğer çalışmalarının yanı sıra kültürel aktiviteleri de sürdürmeyi planlıyor. Dernek üyesi öğrenciler; Kübra İyigün, Eray Yıldız, Burak Rençber, Hüseyin Öztürk ile çalışmaları hakkında sohbet ettik.
Kocaeli Öğrenci İmecesi Derneği neyi hedefliyor? Derneğimiz, “öğrenci imecesi” adı altında yaklaşık üç yıldır yürüttüğümüz faaliyetlerin sonucunda ortaya çıktı. Bu çalışma İzmit’te başladı ama şimdi diğer üniversitelere de model oluyor. Diğer üniversitelerde de buna benzer, veya bu isimle öğrenci dayanışma gruplarının oluşturulduğunu biliyoruz. Üniversite öğrencisi olmanın giderek zorlaştığı ülkemizde, üniversiteliler arasında bir dayanışma ağı kurmak üzere yola çıktık. Bütün üniversite öğrencilerinin dertleri üç aşağı, beş yukarı aynıdır. Ve bu sorunlar tek kişilik çabayla, kısıtlı imkanlarla üstesinden gelinebilecek sorunlar değil. Öncelikle barınma sorununu çözmeye yönelik çalışmalar yaptık. Daha sonra eşya paylaşımını da bu işin içine kattık. Aracıya, komisyoncuya, emlakçıya para ödemeksizin öğrencilerin ev ve eşya bilgilerini bir araya getirmek için uğraş verdik. İzmit’te üniversite öğrencilerine yönelik çok fazla sosyal mekân bulunmuyor. Biz de, öğrenciler bir araya gelsinler, sorunlarını paylaşsınlar, kültürel çalışmalarda bulunsunlar, üniversite öğrencisine yakışır zenginlikte bir sosyal ortam oluştursunlar istedik. Biz samimi bir ortam istiyoruz. Gençliğin üretken ve dinamik potansiyelini harekete geçirmek istiyoruz.
Dernek merkezindeki çalışmalar ne zaman başladı? Burada yaptığınız çalışmalar hakkında bilgi verir misiniz? Dernek merkezini yaklaşık yedi ay önce tuttuk. Buradaki bütün eşyalar öğrencilerin sağladığı katkılarla sağlandı. Bu mekânı işlevsel hale getirmek için elimizden gelen çabayı göstereceğiz. Gönüllü hocalarımızla başladığımız ücretsiz gitar, bağlama, keman dersleri yoğun bir katılımla sürüyor. Bunların yanı sıra ücretsiz fotoğraf ve İngilizce kursları da açmayı düşünüyoruz. Felsefe atölyesinde konular belirliyor, okuyor, araştırıyor, tartışıyoruz. Haftada bir film gösterimleri düzenliyoruz. Önümüzdeki dönem bir tiyatro grubu kurmayı hedefliyoruz. Ayrıca SBS ve ÖSS’ye hazırlanan öğrenciler için Eğitim Fakültesi’nden gelen arkadaşlarımızın desteğiyle ücretsiz etüd çalışmalarına da başlıyoruz.
İMECE adında bir de dergi çıkarıyorsunuz. Dergide ne tür yazılar yer alıyor? Dergimizin en son altıncı sayısı çıktı. Üniversite öğrencilerinin çeşitli konulardaki yazılarından oluşuyor dergimiz. Sadece Kocaeli Üniversitesi değil Türkiye’nin diğer üniversitelerinde okuyan arkadaşlarımızın yazılarına da yer veriyoruz. Her sayımız yaklaşık 1500 adet dağıtılıyor. Dergi dışında www.ogrenciimecesi.org internet adresinde de çalışmalarımız hakkında bilgi veriyoruz.
Kocaeli Üniversitesi’nde okuyan öğrencilerin kent ile ilişkisini nasıl değerlendiriyorsunuz? İzmit ile öğrenci arasında bir kopukluk olduğunu düşünüyoruz. Bu kopukluğun çeşitli sebepleri olabilir. Örneğin kampusumuz şehrin oldukça dışında. Çoğu öğrenci İzmit’i görmeden, İzmit’e uğramadan İstanbul’dan gelip gidiyor. Diğer taraftan öğrencilerin kendilerine ait yaşam alanları var. Bunun dışına pek fazla çıkılmıyor. İzmit’in yerel hayatının oldukça dışında olduğumuzu söyleyebiliriz. Öncelikle şehrin öğrenciye bakışını değiştirmesi gerekiyor. Öğrenciye “müşteri” gözüyle ya da “öğrenci geldi huzur kalmadı” şeklinde bakılmaması lazım. Biz biraz da bu bakış açısını değiştirmek için çabalıyoruz. Yaptığımız çalışmalarla üniversite öğrencisi ve şehir arasında bir köprü kurmayı hedefliyoruz. Örneğin, ilköğretim ve ortaöğretim öğrencilerine yönelik ücretsiz etüd ve kurs faaliyetlerimizle bu bağı biraz olsun kurabileceğimizi düşünüyoruz.
http://www.ogrenciimecesi.org/
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Tuncay Bilecen
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
|